Ne kasketim kaldı senin ora işi,
Ne yollarını taşımış ayakkabım…

Bir yarım umuttur elimizde kalan,
Göğüslemek için karanlık yarınları…

Yukarıdaki dizeler büyük şairlere ait bildiğiniz gibi. Üsttekiler Nazım Hikmet, alttakiler de Metin Altıok’un kaleminden dökülmüş sözcükler. Bu sabah dinliyordum yine bu dizeleri, Fazıl Say’ın mükemmel bestesiyle, İlk Şarkılar albümünden. Aslında sabah pikabı çalıştırıp plak seçme aşamasına geldiğimde fazla düşünmeden çektim aradan İlk Şarkılar’ı. Sanırım geçtiğimiz hafta ‘bir kez daha’ büyük müzisyen Fazıl Say’a yapılanlar yüzünden. Ve sanırım geçmiş zamanlarda da yukarıdaki dizelerin sahiplerine yapılanlar yüzünden bu ülkede…

Geçtiğimiz haftaya dönersek, tepedekiler üzerinde büyük ‘alerjiye’ sebep olan Fazıl Say bir kez daha hedefteydi. Önceki davalar, karalama kampanyaları yetmemiş olacak ki, bu kez de Say’ın eserleri Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası yıllık programından çıkartıldı. Fazıl Say konuyla ilgili attığı tweet’de “Adamların ‘Su’ ile, ‘Yunus’ ile, ‘İstanbul’ ile dertleri varsa biz ne yapalım? Ne diyelim ki? Eserlerimin CSO yıllık orkestra programından çıkarılmasına gerekçe nedir? Sebep nedir? Öğrenmek isteriz. Kültür Bakanlığı cevaplamalı.” şeklindeki açıklamasına ise bir yanıt gelmiş değil.

Fazıl Say’ın bu sabah attığı tweet ise şöyle: “Korkma sanattan sanatçılardan, karşındaki ‘askeri güç’ filan değil, karşındaki müzisyen, tiyatrocu, dansçı… İnsan… Sade vatandaş…”

Ben de yanıtım biraz uzun olacağı ve bir tweet’e sığmayacağı için yazayım dedim zaten bu yazıyı.

Sevgili büyük müzisyen Fazıl Say,

Nasıl korkmasınlar ki sanatçıdan? Tabii ki korkacaklar. Sanatçı insanları sanatıyla bir araya getiren, bütünleştiren, farklı siyasi, dini görüşten, çok farklı ideolojilerden bireylerin yan yana durmasını sağlayan kişidir. Oysa bu da onların tam da istemediği şeydir. Onlar ayrımcılık, kutuplaşma istemekte, daha da ötesi kitlelerin bir araya gelip o kalabalıktan güç almasından korkmaktadırlar. Aynı şeyi sporda da yapmadılar mı kısa süre önce? Stadyumların çeşitli protestolarla tehlikeye dönüştüğünü fark edip, garip uygulamalarla stadyumları boşaltma yoluna gitmediler mi?

Kısaca korktular, korkmaya devam ediyorlar. Ve en çok da sanatçıdan korkacaklar tabi. Ama sanatçı ve toplum pes etmemeli, sanatçı hiç korkmamalı. Sizin korkmadığınız ve pes etmediğiniz gibi. Belki de CSO sanatçıları da olaya tepkilerini bağımsız konserlerle göstermeli. Başlarına gelebileceklerden korkmadan! Fazıl Say ismine yapılanlara, bunları yapanlara artık bir dur demek adına…


Category: Yaşam

One Response to Onlar sanatçıdan korkar, sen kimseden korkma sanatçı!

  1. Teguh says:

    Always the best content from these priogidous writers.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Subscribe to Blog

Enter your email address in order to subscribe to my blog and receive notifications of new posts by email.


Categories


Calendar

October 2014
M T W T F S S
« Apr   Apr »
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031