Haydarpaşa Garı ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü binalarından sonra, dün akşam bir başka tarihi İstanbul binasında çıkan yangın, geride onarılması zor hasarlar bıraktı. Bu yazıda sabotaj mı, ihmal mi tartışmalarına girmeden, iyimserlikle yaklaşıp sabotaj olmadığını var sayarak, Prof. İlber Ortaylı’nın yangından hemen sonra değindiği kitaplar konusundan bahsetmek istiyorum. Dün yanan bina bir üniversite binası olunca, içeride doğal olarak önemli bir kütüphane ve binlerce kitap bulunuyordu. Prof. Ortaylı, bazı kitapların üniversiteye kendisi tarafından bağışlandığını ve bu bağışladığı kitaplardan bir çoğunun başka yerde bulunma imkanı olmayan nadide eserler olduğunu belirtti. Yine Ortaylı, bina bir şekilde restore edilebilir ancak bu kitapların telafisi artik mümkün değil açıklamasını yaptı. Söylediği gibi, Galatasaray Üniversitesi binası gerekli kaynak yaratılarak restore edilebilir ve en kısa zamanda edilmelidir de. Bina, yine üniversite olarak faaliyet göstermeli, bir başka kullanım sahasına kesinlikle dönüştürülmemelidir. Sanırım buna karşı çıkacak mantıklı bir insan da yoktur.

Şimdi gelelim kaybedilen kitaplar konusuna. Tarihi, nadide kitapları barındıran bir binada, nasıl olur da otomatik yangın müdahale sistemi olmaz? Galatasaray Üniversitesi binasında yangın uyarı sistemi bulunmasına rağmen, yangın söndürme sistemi yoktu. Evet, tarihi bir binadan bahsediyoruz, son teknoloji akıllı bina sistemlerinin olduğu bir otel veya alışveriş merkezi değil bu. Ancak dünyadaki örneklere baktığımızda, içeride önemli sanat eserleri, kitaplar veya tarihi önemi olan başka nadide objeler barındıran binalarda yangına erken müdahale ve söndürme sistemlerinin kurulduğu görülecektir. Bina tarihi ve eski bile olsa, bu tür sistemler gerekli teknikler kullanılarak sonradan binaya entegre edilmektedir. Yüzlerce yıllık tarihe sahip Beyaz Saray, British Museum, New York Public Library, Stanford University, University of Oxford binalarında ve özellikle önemli eserlerin ve kitapların bulunduğu bölümlerde son teknoloji yangın söndürme sistemleri olmadığını düşünebilir misiniz? Tabii ki hayır. Unutulmamalıdır ki, bu koruma sistemlerinin öncelikli amacı, binaları değil, içlerindeki insanları ve önemli nesneleri korumaktır. Dolayısıyla, bina eski bile olsa, teknolojinin nimetlerinden yararlanılmakta ve tarihi korumak için gereken her türlü önlem alınmaktadır. Tabii sadece tarihe, sanata, kültüre ve eğitime yeterince önem veren ülkelerde…


Category: Türkçe, Yaşam

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Subscribe to Blog

Enter your email address in order to subscribe to my blog and receive notifications of new posts by email.


Categories


Calendar

January 2013
M T W T F S S
« Dec   Feb »
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031