Yaz olimpiyat oyunlarını 2020 yılında Avrupa’nın en kalabalık şehrine getirebilmek için büyük bir çaba ve çalışma söz konusu. Başarısızlıklarla sonuçlanan 2000 (Sydney), 2004 (Atina), 2008 (Beijing) ve 2012 (Londra) adaylıklarından sonra, bu İstanbul’un beşinci denemesi. Üstelik geçen hafta gelinen nokta, İstanbul’un 2000 Olimpiyatları adaylık sürecinde ulaştığı final oylamasından (İstanbul final oylamasında en az oyu alarak Sydney, Beijing, Manchester ve Berlin’in gerisinde kalmıştı) sonraki en büyük başarı. Zira bu kez final oylamasına katılacak şehir sayısı sadece üç ve İstanbul geçen haftaki oylama sonucunda Bakü ve Doha’nın elenmesinin ardından finale kalan üç adaydan biri olmayı başarmıs durumda. Diğer adaylar bilindiği üzere İspanya’nın başkenti Madrid ve Japonya’nın başkenti Tokyo.

Basından takip ettiğiniz kadarıyla, şu ana kadar adaylık sürecinde her şey güzel gidiyor ve bundan sonra herkesin şansı eşit diye düşünüyor olabilirsiniz. Zira başta Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç olmak üzere, politikacıların, spor adamlarının, sporcuların (İstanbul 2020 adaylık sürecinin sportif yüzleri milli basketbolcu Hidayet Türkoğlu ve milli voleybolcu Neslihan Darnel) ve basının konuya yaklaşımı bir kez daha ve belki de doğal olarak objektiflikten çok uzak. Ben ise bu yazımda, geçen haftaki oylamada ortaya çıkan puanlar ışığında İstanbul, Madrid ve Tokyo’nun adaylık sürecini başarıyla tamamlama şanslarını objektif bir bakış açısıyla değerlendirmeye çalışacağım. Şimdi bir çoğunuz muhtemelen ”Ne puanı?” diyor olabilir. Zira objektiflikten uzak basınımız, geçen haftaki süreçte İstanbul’un, Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) tarafından adaylık değerlendirmesinde kullanılan birçok puan kategorisinde ve ortalama puanda rakiplerinin çok gerisinde kaldığından bahsetmedi. En az Madrid ve Tokyo kadar şansının bulunduğunu, hatta daha da ileri giderek, İstanbul’un onlardan daha büyük favori olduğunu yazdı durdu. Şimdi bunun neden büyük bir yalan ve aldatmaca olduğunu rakamlarla görelim.

IOC, yaz oyunları adaylık sürecinde, aday şehirleri 14 ana kategori altında değerlendiriyor ve karşılaştırıyor. Bu kategorilerde elde edilen puanlar sonucunda, adaylık statüsü ileriki turlara ve sonunda final turuna kadar taşınabiliyor. İşte şu anda gelinen noktada da Madrid, Tokyo ve İstanbul final turu için gerekli puanı elde ederken, son oylamada Bakü ve Doha dışarıda kaldı. Şimdi gelelim bu son değerlendirmede elde edilen puanlara. Geçen hafta Quebec City’de yapılan IOC toplantısında ve oylamada, Madrid 8,08 ortalama puanla birinci sırayı alırken, Tokyo onu biraz geriden 8,02 puanla izledi. İstanbul ise Bakü ve Doha’yı geride bırakıp final turuna kaldığı halde, 6,98 ortalama puanla Madrid ve Tokyo’nun oldukça gerisinde kaldı. Bu puanlar şimdilik hayati bir önem arz etmiyor. Zira aday şehirlerin önlerinde yaklaşık 1,5 yıllık bir süreç var. Bu zaman zarfında puanlarını geliştirmek ve final oylamasına hazır hale gelmek için her türlü çabayı göstermek durumundalar. Ancak ortada bir gerçek var, o da İstanbul’un şu an için rakiplerinin arkasında yer aldığı ve 2020 Yaz Oyunları’na ev sahipliği yapmak için çok büyük çaba göstererek geriden gelmek zorunda olduğudur. Yani bir takım medyanın yazdığı gibi İstanbul en güçlü aday değil, aksine rakiplerinden daha fazla çalışıp onları geçmesi gereken adaydır.

Şimdi de isterseniz kısaca puan kategorilerine göz atalım. Mevcut puanlar ışığında, İstanbul’un 1,5 yıl sonraki final oylamasına kadar ve daha sonra da oyunlara kadarki 8 yıllık süreçte hangi kategorilerde rakiplerini yakalama veya geçme şansı olduğunu değerlendirmeye çalışalım.

1. Olimpiyat anlayışı ve milli olimpiyat komitesi (Madrid 8,5 puan / Tokyo 8,0 puan / İstanbul 7,0 puan)

Yaz oyunlarının konseptini, genel olimpiyat anlayışını ve milli komitenin çalışmalarını ve tecrübesini değerlendiren bu kategoride, İstanbul rakiplerinin gerisinde kalmış durumda ve kısa vadede de onları geçmesi pek olası değil. Zira bu kategori geçmiş yılların olimpiyat tecrübesi ve bilgi birikimine dayanıyor. Hem Japonya (Tokyo 1964) hem de İspanya (Barcelona 1992) daha önce yaz oyunlarına ev sahipliği yapmış ülkeler ve bu onlara bu kategoride avantaj sağlıyor.

2. Olimpiyat köyü (Madrid 8,0 puan / Tokyo 8,5 puan / İstanbul 7,0 puan)

İstanbul yine rakiplerinin oldukça gerisinde. Ancak 8 yıl, tesisleşmeyi tamamlamak için yeterli bir süre sayılabilir. Dolayısıyla bu kategoride İstanbul’un rakiplerini yakalaması çok olası. Tabii bu 8 yıl içinde ciddi bir ekonomik kriz yaşanmaz ve finansman aynı hızda sürdürülebilirse.

3. Basın merkezi (Madrid 7,5 puan / Tokyo 8,5 puan / İstanbul 7,0 puan)

İstanbul bir kez daha son sırada. Ancak bu kategori adaylık sürecinde çok kritik değil. 2020 yılına kadar basın merkezinin gerekli standartlara ulaşmaması için bir neden yok.

4. Sportif tecrübe (Madrid 8,0 puan / Tokyo 7,5 puan / İstanbul 6,25 puan)

Belki de adaylık sürecindeki en önemli kategori. Zira IOC, ülkelerin geçmiş sportif tecrübelerine oldukça önem veriyor. Bu sadece tesisler değil, aynı zamanda halkın spora bakış açısı ve ülkenin spor kültürünü ön plana çıkarıyor. İstanbul ve Türkiye’nin üzerinde en çok çalışması gerekecek kategorilerden biri. Zira an itibariyle rakiplerin çok gerisinde kalınmış durumda.

5. Çevre ve iklim (Madrid 8,25 puan / Tokyo 6,75 puan / İstanbul 6,0 puan)

Madrid’in rakiplerine fark attığı bir kategori. İklim anlamında İstanbul’un Madrid’den aşağı kalır bir  yanı olmasa da ve hava şartlarının yaz oyunları için uygun olacağı düşünülse de, çevresel faktörlerde İstanbul’un çok çalışması gerekecek. Bilindiği gibi IOC, oyunların düzenlendiği şehirde, yerlerde en ufak bir sigara izmariti veya naylon torba bile görmek istemiyor. Atina 2004, Beijing de 2008 oyunlarının ev sahipliğini alabilmek için bu konuda çok uğraştı. İstanbul başarır mı bilinmez.

6. Konaklama (Madrid 8,5 puan / Tokyo 9,5 puan / İstanbul 7,0 puan)

IOC’e göre, Tokyo konaklama tesisleri bakımından en hazır kent durumunda. İstanbul ise bir kez daha son sırada. 8 yıllık süre birçok otel ve konaklama tesisi inşa etmek için yeterli gözükebilir ancak önümüzdeki yıl yapılacak oylamada IOC bu konuda ikna edilmek durumunda. Sürdürülebilir finansman yine öne çıkan bir konu.

7. Ulaşım (Madrid 8,5 puan / Tokyo 8,5 puan / İstanbul 6,0 puan)

İstanbul tüm hızıyla metro ve diğer raylı sistem inşaatlarını sürdürüyor olsa da, 8 yıl içerisinde Madrid ve Tokyo’daki ulaşım hizmetlerinin seviyesine erişmesi imkansız. Kişisel görüşüme göre, İstanbul’un adaylık sürecinde şehrin önündeki en büyük engel trafik ve ulaşım sorunu. Geçen hafta verilen puanlar da buna işaret etmekte.

8. Sağlık ve antidoping hizmetleri (Madrid 8,5 puan / Tokyo 8,5 puan / İstanbul 7,5 puan)

İstanbul bir kez daha rakiplerinin gerisinde. Ancak 8 yıl içerisinde bir atılım yapılarak şehirdeki hastane, klinik ve sağlık personeli sayısını artırmak da mümkün. Sporcu sağlığı konusunda Türkiye Avrupa’da iyi bir noktada olmasına rağmen 2011 yılında yaşanan doping kontrolü skandalları (başta Diana Taurasi olayı) eksi puan olarak geri dönmüş durumda. Madrid ve Tokyo ise sağlık ve doping konularında oldukça tecrübeli.

9. Güvenlik (Madrid 7,5 puan / Tokyo 8,0 puan / İstanbul 6,0 puan)

Tokyo en kalabalık aday şehir olduğu halde güvenlik konusunda rakiplerinin önünde. Madrid ve İstanbul bu konuda ne kadar çaba gösterirse göstersin Japonlar’ın seviyesine ulaşamayacaktır. İstanbul’da son yıllarda spor karşılaşmalarında yaşanan güvenlik zaafları ise şehrin puanını oldukça aşağı çekti. Orta vadede bu konuda ilerleme sağlamak için radikal kararlar alınmak zorunda. Bunu yapacak iradeyi ise şu aralar görmek pek mümkün değil.

10. Telekomunikasyon (Madrid 9,0 puan / Tokyo 9,0 puan / İstanbul 7,0 puan)

Haberleşme ve IT konularında Türkiye Avrupa ile yarışsa da halen bır takım teknik aksaklıklar baş göstermekte. Ayrıca sansür ve yasaklı internet siteleri, internet filtresi gibi haberleşme özgürlüğünü kısıtlayan anlayışlar doğal olarak eksi puan olarak dönmekte. Şu an için İstanbul rakiplerinin 2 puan gerisinde olsa da, orta vadede rakiplerini yakalamaması için bir neden yok. Tabii yine bazı radikal değişiklikleri göze alacaksa.

11. Enerji (Madrid 8,5 puan / Tokyo 6,5 puan / İstanbul 7,0 puan)

İstanbul’un son sırada kalmadığı bir kategori. Ancak bunun sebebi gayet açık. Geçen yıl meydana gelen deprem ve Fukushima Daiichi nükleer kazası olmasaydı, İstanbul bu kategoride de son sırada yer alacaktı. İspanya’nın son yıllarda enerji alanında yaptığı atılımlar Madrid’i bu kategoride tartışmasız lider konumuna getirmekte. İstanbul ise maalesef 2012 yılında hala zaman zaman elektrik kesintilerinin yaşanabildiği bir metropol durumunda. Orta vadede nükleer kazanın etkilerini atlatacak olan Tokyo, yeniden İstanbul’u geride bırakacaktır. Enerji, adaylık sürecinde İstanbul’a büyük dezavantaj yaratacak bir kategori.

12. Yasal konular, gümrük ve göçmenlik (Madrid 8,0 puan / Tokyo 8,0 puan / İstanbul 8,0 puan)

Üç aday kentin de aynı puanda kaldığı tek kategori. Yine de orta vadede kaçak göçmenler konusu, Tokyo’dan ziyade Madrid ve İstanbul’un başını ağrıtacaktır. Ancak önümüzdeki yılki oylamada olumlu veya olumsuz bir etki yapacak bir kategori olarak görmüyorum.

13. Hükümet ve kamu desteği (Madrid 8,0 puan / Tokyo 7,5 puan / İstanbul 8,5 puan)

İstanbul’un rakiplerini geride bırakmayı başardığı tek kategori. Oyunları kente getirmek için gerek hükümet, gerekse basın yoluyla büyük bir kampanya yürütülmekte ve kamunun da büyük ölçüde desteği alınmakta. Tokyo ve Madrid’de ise halkın konuya ilgisi o kadar da fazla değil. Sonuçta Japonya halen geçen yılki doğal afetin yaralarını sarmakla meşgul. İspanya ise tarihinin en büyük ekonomik kriziyle baş etmeye uğraşıyor. Kısacası Japonlar ve İspanyollar, Olimpiyat oyunlarından daha önemli şeylerle meşgul. Türkiye’de ise demek ki herşey güllük gülistanlık! Tüm dikkatimizi 2020 Yaz Olimpiyat Oyunları adaylığına vermek mümkün.

14. Finansman ve pazarlama (Madrid 6,5 puan / Tokyo 7,5 puan / İstanbul 7,0 puan)

Madrid, İspanya’daki ekonomik krizin etkisiyle adaylık kampanyasına en az parayı harcayan kent durumunda. Ancak oyunlara ev sahipliğini alması durumunda her kent aynı finansman ve pazarlama çabasını gösterecektir. Dolayısıyla önümüzdeki yılki seçimde çok büyük etkisi olmayacak bir kategori.

Sonuç olarak görüldüğü üzere, İstanbul söylenildiği gibi rakiplerinin önünde favori değil, tam tersine 3 aday kent içerisinde en zor durumdadır. Birçok kategoride kendini geliştirmesi ve önümüzdeki yılki oylama öncesinde, IOC’i birçok konuda rakiplerinden daha iyi düzeye geleceği konusunda ikna etmesi gerekmektedir. Bu bilgiler ışığında ve genel kişisel görüşüm doğrultusunda, 2020 Yaz Oyunlarının İstanbul ev sahipliğinde düzenlenmesi bir hayalden öteye geçemeyecektir. Ancak umarım ben yanılırım ve gelecek yıl Eylül ayında ”İstanbul 2020 ev sahipliğini nasıl kazandı?” başlıklı bir yazı yazarım. Bu arada favorim hangi kent mi? IOC’nin kıta rotasyonunu da göz önüne aldığımda açık ara Tokyo.


Category: Spor, Türkçe

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Subscribe to Blog

Enter your email address in order to subscribe to my blog and receive notifications of new posts by email.


Categories


Calendar

May 2012
M T W T F S S
    Jul »
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031