Türkiye kaç yıldır takım sporlarında olimpiyat oyunlarında temsil edilmedi biliyor musunuz? Tam 52 yıldır. Daha önce 6 kez futbol, 2 kez de basketbol dallarında takım sporlarında olimpiyat oyunlarına katılma başarısı gösteren Türkiye, üçüncü önemli takım sporu kabul edilebilecek voleybolda ise ne kadınlar ne de erkeklerde olimpiyat oyunlarını göremedi.

İşte dün akşam, 6 Mayıs 2012 tarihinde, bu anlamda tarihi bir karşılaşma oynanacaktı Türkiye’de. Ankara TVF Başkent Spor Salonu’nda, Türkiye kadın voleybol ulusal takımı, 2012 Londra Yaz Olimpiyat Oyunları voleybol elemeleri final karşılaşması için Avrupa’nın en güçlü kadın voleybol takımlarından biri olan Polonya’nın karşısına çıktı. Sonucu biliyorsunuz sanırım, kadın voleybol ulusal takımımız Polonya’yı 3-0 yenerek ve kelimenin tam anlamıyla tarih yazarak Türkiye’nin adını kadın voleybol branşında 2012 Olimpiyat oyunlarına yazdırdı. Umarız devamı Londra’da madalya olur.

Şimdi gelelim asıl değinmek istediğim konuya. Bir çoğunuzun bildiği gibi, dün akşam aynı zamanda Türkiye Profesyonel Futbol Süper Ligi’nde birbirinden önemli iki karşılaşma vardı. Öyle ki, bu karşılaşmalardan çıkacak sonuçlara göre, bir kulüp 2011/12 sezonu şampiyonluğunu ilan edebilirdi. Buraya kadar her şey normal gibi. Ama şimdi geldik asıl soruna. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), dün akşamki bu iki kritik karşılaşmayı aynı saate (yerel saat ile 19:00) koymuştu. Hala her şey gayet normal değil mi? Avrupa’nın bazı futbol ligleri böyle kritik, şampiyonu belirleyebilecek maçları aynı saate koyabiliyor, Türkiye’de de genel prensip budur zaten. Peki sorun nerede dediğinizi duyar gibiyim. Sorunu tespit etmek için yazının ilk iki paragrafına dönmemiz gerekiyor.

Evet, belki de tahmin ettiğiniz gibi, dün akşamki önemli futbol karşılaşmaları, Türkiye takım sporları tarihinin en önemli karşılaşması ile aynı saate konulmuştu. Aslında Türkiye-Polonya kadınlar voleybol karşılaşması daha önce başladı ve hatta saat 19:00 olmadan kısa bir sure önce de sona erdi. Ama skor neydi? 3-0. Yani bir voleybol maçının en hızlı sürede sonuçlanmasını sağlayacak skor. Demek ki maç 3-1 veya final seti sonucunda 3-2 bitseydi, kesinlikle kritik futbol maçları ile çakışacaktı. Bunu da geçelim. Futbol maçlarını Trabzon ve İstanbul’daki stadyumlarda izleyen yaklaşık 70,000 kişi içinden Türkiye-Polonya voleybol maçını televizyondan canlı izlemek isteyenler yok mudur? Tamam sayısı az diyebilirsiniz ama mutlaka birileri vardır ve fakat futbol maçının başlama düdüğüne geç kalmamak için bu tarihi maçı izleyemeden evlerinden çıkıp stadyumun yolunu tutmuşlardır.

Şimdi sorum çok basit. TFF bu önemli futbol karşılaşmalarının başlama saatlerini belirlerken tarihi Türkiye-Polonya maçının başlama saatini göz önünde bulundurdu mu? Futbol maçları, bu kadar önemli bir voleybol karşılaşmasının olduğu bir günde bile 19:00’da başlamak zorundadır diye bir anayasa maddesi mi vardır? Maçlar 15:00 veya 21:00’de oynansa ne olurdu, kim ne kaybederdi? Eğer saat 19:00’a bu kadar gönülden bağlıysanız maçlar 5 Mayıs Cumartesi günü oynanamaz mıydı? Bu soruların yanıtları belli tabii ki. Maçlar ne 19:00’da başlamak, ne de Pazar günü oynanmak zorundadır. Böylesine tarihi bir voleybol maçı varsa her türlü esneklik sağlanabilir. Tabii ki sadece gerçek spor kültürünün var olduğu ülkelerde.


Category: Spor

One Response to Voleybolda gelen tarihi başarı ve spor kültürsüzlüğü üzerine

  1. umutdikim says:

    Güzel bir yazı olmuş, ellerine sağlık.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Subscribe to Blog

Enter your email address in order to subscribe to my blog and receive notifications of new posts by email.


Categories


Calendar

May 2012
M T W T F S S
    Jul »
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031